Kullanıcı Adı: Şifre:
Göksunluyuz

test

Ana Sayfa / Kültür-Sanat / HAYATIMIZDA KURAN’I ESAS ALMAK
Etiketler:

HAYATIMIZDA KURAN’I ESAS ALMAK HAYATIMIZDA KURAN’I ESAS ALMAK

Yeryüzünde olanların çoğunluğuna uyacak olursan, seni Allah'ın yolundan şaşırtıp-saptırırlar. Onlar ancak zanna uyarlar ve onlar ancak 'zan ve tahminle yalan söylerler.' (En'am Suresi, 116)

2012-02-18, 22:12:21 0 yorum

Hande Demirci
hdemirci@goksunluyuz.com

İnsanlar yaşadıkları toplumun kuralları neticesinde çocukluktan itibaren belli bir telkinle yaşarlar. Eğitim hayatını en iyi derecede bitirmek, eğitim hayatından sonra iş hayatında kariyer edinmek, daha sonra mutlu bir evlilik bunların en başta gelenlerindendir. Tabii ki bir insan bunlara sahip olabilir, fakat tüm bunları Allah rızası için istediği müddetçe kendisine fayda sağlar. Toplumda çok yaygın olarak bu “amaçlar bütünü” hayat boyunca devam eder ve dünyaya gelen her insana telkin edilir. Hiç kimse bunların dışında bir şey düşünmek istemez. Herkes bunları kabul eder ve bunlar için yaşar. Hâlbuki bir insanın en büyük hedefi Allah rızası olmalıdır ve tüm hayatını Allah’ı razı etmek için geçirmelidir. İnsanların çoğunluğuna uymanın doğru olmadığını Allah Kuran’da şu şekilde bildirir:

Yeryüzünde olanların çoğunluğuna uyacak olursan, seni Allah'ın yolundan şaşırtıp-saptırırlar. Onlar ancak zanna uyarlar ve onlar ancak 'zan ve tahminle yalan söylerler.' (En'am Suresi, 116)

Toplumun kuralları her ne kadar insanı mutlu etmiş gibi görünse de, asıl mutluluk Allah rızasında vardır. İnsan hata yapan bir varlıktır ve her an gaflete düşebilir. Bu yüzden her an kendini koruması ve dikkatli olması gerekir. Kuran, Allah katından indirilmiş ve içinde hiçbir değişim olmadan günümüze kadar gelmiştir. Allah bir mucize olarak onu korumuş ve tüm insanlığa yol gösterici kılmıştır:

De ki: "Eğer bütün ins ve cin (toplulukları), bu Kur'an'ın bir benzerini getirmek üzere toplansa, -onların bir kısmı bir kısmına destekçi olsa bile- onun bir benzerini getiremezler." (İsra Suresi, 88)

İnsanların Kuran’dan uzak olarak düşündüğü her şey sonunda yok olucudur. İnsan nefsine yatkın bir varlıktır ve her an hata edebilir. Onu hatadan koruyacak tek yol göstericisi Kuran-ı Kerim’dir. Müslümanlar bu önemli gerçeği bildiklerinden her an Allah’ın varlığını akıllarında tutarlar ve kötü hesaptan korkarlar. Herhangi bir olay karşısında seçim yapmak istediklerinde sadece Kuran’ı rehber edinirler. Toplumun telkinleri ve kuralları Müslüman için önemli değildir. Çünkü Müslüman sadece Allah’ın rızasını kazanmak ister. Tüm dünya karşısında olsa dahi asla kararlılığından vazgeçmez. Allah da bu kararlılıkları sonucunda onlara cennetini vaat etmiştir. Müslümanlar da bunu bildiklerinden asla hata etmek istemezler ve etseler bile hemen tevbe ederler.

Çoğunluğun her zaman doğru söylemediğinin örnekleri hem günümüzde hem de geçmişte bulunmaktadır. Örneğin peygamberler gönderildikleri kavimlerde Allah’ın dinine davet etmişlerdir. Söz konusu kavimlerin içinde ise dinsizlik ve putperestlik yaygındır. Kavimlerin önde gelenleri çıkarları dolayısıyla ve büyüklendikleri için peygamberlerin risaletini dinlememiş ve kendi inançları doğrultusunda yaşamaya devam etmişlerdir. Allah da bu inançsız insanların hayatlarına belalar vermiştir.

Sonra birbiri peşi sıra elçilerimizi gönderdik; her ümmete kendi elçisi geldiğinde, onu yalanladılar. Böylece Biz de onları (yıkıma uğratıp yok etmede) kimini kiminin izinde yürüttük ve onları (tarihin anlatıp aktardığı) bir olay kıldık. İman etmeyen kavim için yıkım olsun. (Mü'minun Suresi, 44)

Allah birçok kere insanlara uyarıcı göndererek onları hak yoluna davet etmiştir. İnsana düşen ise hemen bu uyarıyı dinlemek ve Kuran’a tabi olmaktır. İnsan, içinde yaşadığı toplumun kurallarını her zaman doğru olarak kabul etmekle çok büyük yanlış yapabilir. Kalpleri Allah’tan uzak insanların vicdanlarını da kullanmaları mümkün değildir. “İnsanların çoğu böyle yapıyorsa doğrudur”, “eğer onlar gibi düşünmezsem veya yaşamazsam beni dışlarlar” gibi mantıklardan uzak yaşamak elbette ki insana yararlı olacaktır. Yapılan bir hareketin veya düşüncenin Kuran’da karşılığını araştırmak insan için çok kolaydır. Şunu unutmamak gerekir ki; insanın dünyada kıstas alarak yaşadığı insanlar ve düşünceler ahirette kendisini yalnız bırakacaktır:

Andolsun, sizi ilk defa yarattığımız gibi (bugün de) 'teker teker, yapayalnız ve yalın (bir tarzda)' Bize geldiniz ve size lütfettiklerimizi arkanızda bıraktınız. İçinizden, gerçekten ortaklar olduklarını sandığınız şefaatçilerinizi şimdi yanınızda görmüyoruz. Andolsun, aranızdaki (bağlar) parçalanıp-koparılmıştır ve haklarında zanlar besledikleriniz sizlerden uzaklaşmıştır. (En'am Suresi, 94)

    

YORUMLAR // Henüz yorum yok, ilk yorumu siz yapın.
 


Adı Soyadı (*)


Başlık (*)


Yorum içeriği (*)


8 + 6 = (İki sayının toplamını aşağıdaki kutuya giriniz.) (*)




 

Kürşat Kurdoğlu
İtibarsızlaştırma

1.8236

1.8324

2.3158

2.327